Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki yatırımları ve politikaları, enerji üretiminde sürdürülebilirliği artırmak ve enerji bağımsızlığını güçlendirmek adına olumlu bir seyir izliyor. 

YEYKAD Başkanı ve Usens Enerji Çözümleri Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sedef Budak, Türkiye'deki enerji dönüşümünü ve yenilenebilir enerjinin geldiği noktayı değerlendirdi.

İklim Ağı'ndan TBMM'ye Sunulan İklim Kanun Teklifine Yönelik Açıklama İklim Ağı'ndan TBMM'ye Sunulan İklim Kanun Teklifine Yönelik Açıklama

"ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE TECRÜBEMİZİ İHRAÇ EDECEK TECRÜBEYE SAHİBİZ"

Budak, "Ben 17 yıldır sektörün içindeyim. Evveliyatını ve tarihsel gelişimini de takip ettim. Özellikle rüzgar enerjisi konusunda konuşabilirim. Doksanlarda ufak birkaç projeyle başlıyor. Şu an Türkiye'de 12 gigawatt'tan fazla bir kurulu güç mevcut. Ve bu, toplam kurulu gücün yüzde 10,5 - 11'ine denk geliyor neredeyse. Rüzgârın verimli olduğu günlerde yüzde 16-17'lere kadar Türkiye'nin toplam enerji ihtiyacını biz rüzgardan karşılayabiliyoruz. Bunlar iyi rakamlar. Türkiye temiz enerji açısından, doğal kaynaklar olarak çok zengin bir ülke. Hem jeopolitik konumumuz hem iki kıtanın merkezinde oluşumuz, denizlerle çevrili olmamız, rüzgarımızın, güneşimizin yer altı kaynaklarımızın sürdürülebilirlik ve karbon sıfır hedeflerimiz açısından, çok kıymetli. Elbette burada önemli olan nokta kaynakları doğru ve optimize kullanmak. Türbin, jeneratör ve yardımcı ekipmanların büyük kısmının yurt dışından ithal ediliyor  olması, mühendisliğin yine yurt dışından geliyor olması, sermayemizin büyük bir kısmının yurt dışına gitmesine sebep oldu. Ama artık geldiğimiz noktada da özellikle Ege Bölgesi ve Güney Marmara'da kurulan rüzgar ve güneş sanayine yönelik üretim tesisleriyle, ekosistemimiz oluştu ve yeni yatırımlar yapılmaya devam ediliyor. Artık tesislerde gördüğünüz, elektrik üreten veya sistem ekipmanlarının çoğunluğu Türkiye'de üretiliyor. Bu elbette bir günde olmadı, söz konusu sanayinin arkasında neredeyse 25 yıllık bir tecrübe var ve Türkiye yenilenebilir enerji sektörü hem ekipman hem mühendislik hem de know-how ihraç edecek konuma geldi. Bu sebeple ben şahsım adına bugünleri gördüğümüz için çok mutluyum." diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN İKİNCİ 100 YIL KONUSU ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI  

Türk sermayesinin yurt dışına gitmemesi için taahhütlerin tutulmasının önemli olduğunu söyleyen Budak, "Sayın Bakanımız Uluslararası Enerji Eylem Planı hedeflerini yükselterek 2035 hedefimizi 120 GW olarak belirledi. Bu hedef ilk 100 yılda kurulmuş olan toplam 115 GW üretim kapasitesinden fazla! Bu bağlamda her yıl yeni YEKA Yenilenebilir Kaynak Alanı ihalelerinin yapılması taahhüt edildi ve bakanlığımız süper izin konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Türk sermayesinin yurt dışına gitmemesi için taahhütlerin tutulması önemli.

Bu Avrupa Yeşil Mutabakatı, AB'nin 2050 yılına kadar ilk karbon nötr ülke olma hedefiyle beraber biz ve bizim gibi AB'ye ürün satan bütün ülkeler düşük karbonlu çalışmalara başladı. Bununla beraber tabii ki temiz enerji yatırımlarını, enerji verimliliği yatırımlarını, sanayi tesislerindeki atık ısı ve atık suyu geri kazanmak için ciddi yatırımlar, para ve insan ihtiyacı ön plana çıktı. Önümüzdeki 10 sene yeni santrallerin kurulmasının yanında oldukça ciddi bir yeşil iş uzmanlarını ve meslekleri konuşuyor olacağız. Ülke olarak 2053 karbon sıfır hedefine ulaşabilmemiz için üniversitelerden mezun olan genç arkadaşlarımızın hangi disiplinden olur ise olsun artık konunun bir yerinden dahil olması gerekecek. Gelecek yeşil yakalıların elinde olacak. Biz de hem dernek hem şirket olarak bu dönüşümün önemli bir parçası olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz." diyerek sözlerini noktaladı.